Cumhuriyetimizin 100. Yılı

Ne Zaman Uyanırız?


İçerik Kategorisi
DİĞER

Son Yazıları
Kripto Paraların Ayak Sesleri
FİNANS / EKONOMİ  YATIRIMCI  C-LEVEL  BLOCKCHAIN TEKNOLOJİSİ  KRİPTO PARA 
Değersizlik Duygusu Yaşamı Tüketir - 2
DİĞER  LIFESTYLE 
Değersizlik Duygusu Yaşamı Tüketir - 1
LIFESTYLE 
Sosyal Medya Artık Tehlikeli Bir Bağımlılık mı?
GELİŞTİRİCİ  LIFESTYLE  SOSYAL MEDYA 
2021, 24 Eylül


Uyanış başladı bile… Hiç uyumadı ki… Öz, varoluşu izledi, bekledi ve 'yeniden dönüştür' tuşuna bastı… O tuşun hemen yanında ‘yeniden başlat' tuşu bulunuyor.



Gündem ağır… Afetlerden hastalıklara, siyasetin toplumsal değişimin sancılarından yeni dünya düzenine geçişe… Yeni dünya düzeni tanımlamasını kullandım çünkü yeni bir düzen yok, düzenin evrimleşmesi var.



Bugün tüm dünyada yaşanan olumsuz her şey ne kader, ne beklenmeyen, ne de başka bir şey… Sadece ‘sonuçlar'ı yaşıyoruz. Bedenimizdeki hastalıklar gibi aslında öncesinde tüm sinyallerin verilmesine karşın bile bile lades paradigması.

Her şeyi öngöremeyiz ki o zaman ‘insan' olamazdık ancak net bir şekilde karşımızda duruyorlar. İnsan evrenin en üst tabakasında olmadığının farkına vardı. İnsanın idealar dünyasıyla yarattığı ideolojilerin, tüm ‘'-izm' lerin öğretilerinin ya yetersiz kaldığını ya da anlaşılamadığını biliyor, her gün haber programlarında geçmişin başarısızlıklarını izliyoruz. Demokrasiden, hümanizmden, devletleşmeden; transhümanizm, singularity, decentralization'dan dataizme, yapay zekaya, robotik dünyaya keskin bir geçiş yaşanıyor. Bu konunun derinliklerine burada giremeyiz ancak bir iki anlaşılabilir noktayı paylaşabiliriz.

Medyada, seminerlerde, eğitimlerde sık sık söylediğim gibi sahte olan hiçbir şeyin ayakta kalamayacağı bir döneme geçiş yapıyoruz. İnsanın evrimleşme süreci devam ediyor. Ateşin bulunmasından bugün ölümsüzlüğün sınırlarına ulaşan yolculuk devam edecek. Tanıklığımız insanlık tarihi içinde süre olarak bakıldığında hiç de önemli olmayabilir ancak dönülen virajın keskinliğine bakıldığında kilometre taşlarından birine tanıklık ediyor olabiliriz.
Günlük yaşamlarımıza baktığımızda aile hayatımızdan kariyer yaşamımıza, bireysel  varoluşumuzdan toplumsal değişime kadar ne kadar çok güçlü değişime tanıklık ettik. Şimdi ise, üniversite eğitimindeki bilgilerin birkaç yıl içinde eskidiğine, birçoğumuzun kimliğini ayakta tutan sütunların yıkılmakta olduğuna tanıklık ediyoruz.

Çocukların, gençlerin hayallerinde önemini insanın varoluşunda önemini kaybetmeyen ‘Niye yaşıyorum? Neden Varım' sorularının cevapları farklı beliriyor. Okulumu bitireceğim, evleneceğim, evim olacak, başarılı olup bilineceğim, zengin güçlü ve önemli biri olacağım gibi popüler cümlelerden önce gelen temel cümlenin cevabını arıyorlar: ‘Neden? Kime göre? Ne için?'.



Çocuklar şirketlerin çocuk işçi çalışıp çalıştırmadığıyla ilgililer. Gençler sevilmek, değerli olmak, kendilerini başarılı hissetmek gibi başlıklarda öncelikleri ve bakış açıları anlamakta güçlük çektiğimiz farklılıklar gösteriyor. Her üç yılın bir kuşak olduğu günümüzde X,Y,Z kuşağı gibi tanımlamalar da gerçekliği yansıtmakta yetersiz kalıyor.

İş dünyası, kurumsal yaşam son dönemde dönüşümü oldukça yakından hissediyor. Evde çalışmanın taviz olarak algılandığı günler geride kaldı. EGS (Enviromental, Social, Governance) sosyal sorumluluğu boyutunu genişletirken artık ‘sosyal şirket' tanımını kullanıyoruz. Kurumlar, şirketler, bürokrasi, STK'lar bu dönüşüme adapte olmaya çalışırken iş yapış biçimlerinden ödeme sistemlerine değişim hız kesmiyor.

Hiçbir şey eskiye dönmeyecek, hızlı değişim ve dönüşüm devam edecek. Bu gerçekliğin farkındalığında paniklemeden, sakin bir şekilde yeni dönemin gerekliliklerini anlayarak adaptasyona ve geleceği şekillendirmeye odaklanacağız.  Bu kısa yazının ana fikri, artık çalışırken, üretirken; dünyaya, insanlığa, topluma değer katmak artık bir seçenek değil, zorunluluk olduğu. Her karar ve eylemde, doğayı, sosyal paydaşlarımızı gözeterek ‘bütünün hayrına' seçimlerle… Samimiyetle, şeffaflıkla, sürdürülebilir yaklaşımlarla, sürekli güncelleme ve gelişimle… 



Gelecek yazılarda asgari yaşam maaşından blockchain'e, yeşil mutabakattan insan değerleri yönetim sistemlerine  birçok başlığı detaylandırarak ve somut önerileri paylaşarak devam edeceğiz.  Şimdilik yaşamlarımızdaki temel soruların cevaplarına biraz zaman ayırarak değişimi ve geleceği anlamlandırmaya çalışabiliriz. Bireysel hayatınızda, iş yaşamınızda, sosyal etkileşimlerinizde Simon Sinek'in ‘‘why?' sorusuna cevaplarınızı gözden geçirebilirsiniz. Bu sorunun yanıtları geleceğinizi, geleceğimizi şekillendirecek. 



 

Paylaş 389