Kadınlar Yükseldikçe, Gelecek Aydınlanacak
Kadınlar Yükseldikçe, Gelecek Aydınlanacak
Sevgili dostlarım,
Yarın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü…
Kadın istihdam oranının artırılması, eşit eğitim ve ücret hakkının sağlanması, kadınların iş gücüne daha fazla katılımı gibi konular yalnızca kadınların değil, hepimizin meselesidir. Eşitlikçi bir toplum yaratmak için erkeklerin de bilinçlenmesi, duyarlılıklarının artması ve sürece aktif olarak dahil olması gerektiğine inanıyorum.
Ancak, gerek iş hayatında gerekse toplumsal yaşamda kadınların hak ettikleri yerlere gelebilmeleri için almamız gereken çok yol olduğunu da biliyorum. Eşit işe eşit ücret, kadınların daha fazla üst düzey yönetim pozisyonlarında yer alması, iş hayatında annelik sorumluluklarının sadece kadınların omzuna yüklenmemesi gibi konular, üzerinde çalışmamız gereken önemli başlıklardan sadece birkaçı.
Ben de gönüllü bir Yanındayız Derneği üyesi olarak, toplumsal cinsiyet eşitliğinin (TCE) gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de daha fazla benimsenmesi için çabalayanlardan biriyim. Yanındayız Derneği, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda erkekleri odağa alan, farkındalık yaratmayı ve somut değişim sağlamayı amaçlayan önemli bir oluşum. Kadınların iş hayatında, karar alma mekanizmalarında daha güçlü yer edinmeleri için erkeklerin de bu sürece katkı sunması gerektiğini düşünüyorum.
Bugüne kadar yöneticilik yaptığım tüm şirketlerde kadın çalışan oranını artırmaya, kadınları yönetim kurullarına dahil etmeye özen gösterdim. Çünkü cinsiyetin bir iş yapabilme kabiliyetiyle ilgisi olmadığını, kadın duyarlılığı ve farklı bakış açılarıyla iş dünyasında büyük başarılar elde edilebileceğini biliyorum. Kadınlara fırsat verildiğinde, yolları açıldığında ne kadar iyi işler başarabildiklerini defalarca gördüm.
Bu konuda en büyük ilham kaynaklarımdan biri, rahmetli annemdir. Çok akıllı, pratik zekâlı bir kadındı, ancak fırsat eşitliğinden yararlanamadığı için ilkokulu bile bitirememişti. Eğer eğitime erişim imkânı bulsaydı, eminim çok başarılı bir kadın olurdu. Onun okuyamamış olmasının eksikliğini hep hissettim ve bu yüzden kız çocuklarının eğitime daha fazla erişebilmesi için destek olmaya çalışıyorum.
Atatürk'ün bizlere çizdiği çağdaş uygarlık hedefleri doğrultusunda, eğitimde, iş hayatında ve sosyal yaşamda eşitliği sağlamamız gerektiğine inanıyorum. Erkekler olarak bu süreci savunmalı, iyi örnekler ortaya koymalı, kadınların başarı öykülerini daha görünür hale getirmeli ve fırsat eşitliği için daha fazla çaba göstermeliyiz.
Kendi hayatımdan bir örnek vermem gerekirse, eşimin çalışmasını her zaman destekledim. Ancak iki oğlumuz doğduktan sonra kariyerine ara vermek zorunda kaldı. O dönemde, çocuk bakımının yalnızca kadınların sorumluluğunda olamayacağını ve bu yükü eşlerin birlikte paylaşması gerektiğini daha iyi anladım. Aile içinde gördükleri eşit sorumluluk paylaşımının, erkek çocuklarımızın ilerleyen yıllarda iş ve toplumsal yaşamda daha adil uygulamalar benimsemelerini sağlayacağına inanıyorum.
Kadınlara fırsat tanırsak, onları desteklersek, toplumsal yaşamımızın kalitesinin artacağına inanıyorum. Bunun için sadece iş hayatında değil, sosyal hayatta da eşitliği teşvik eden ortamlar yaratmalıyız. Örneğin, İstanbul gibi büyük şehirlerde insanların iş çıkışı sosyal aktivitelere katılabileceği, rahatlayıp sosyalleşebileceği mutlu saatlere (happy hour) ihtiyacı var. Böylece iş stresini bırakıp eve dönen bireyler, ailelerine ve sevdiklerine karşı daha anlayışlı olabilirler ve empati yapabilirler. Bu tür sosyal dengeyi sağlamak, toplumsal huzura ve hatta kadına yönelik şiddetin azalmasına bile katkı sağlayabilir.
Son olarak, bu konuda çalışmalar yapan STK'lar gibi kadınların yönetim kurullarında daha fazla yer alması için mentorluk ve destek mekanizmalarının artırılması gerektiğini düşünüyorum. Üst düzey yöneticilerin, kadın lider adaylarını yetiştirmesi ve onları bu önemli rollere hazırlaması, toplumsal kalkınma ve ekonomik büyüme açısından büyük bir kazanım olacaktır.
Bu özel gün dolayısıyla, konuşmacı olmam için davet edildiğim Yanındayız Derneği'nin “Berber Dükkanı Sohbetleri” ile İsveç Ticaret Merkezi Derneği ve Reed Türkiye iş birliğiyle düzenlenen “Breaking Barriers: Promoting Gender Equality in the Workplace” paneline katılım sağladım.
Beni davet eden dostlarıma çok teşekkür ediyorum. Gerek iş yoğunluğumdan gerekse iş seyahatlerimden ötürü katılamadıklarımdan da bu yazım aracılığıyla affımı dilerim.
Yine sadece bu özel günde değil, başta rahmetli annem, kız kardeşim Zelda ve sevgili eşim Gina olmak üzere yaşamıma renk katmış, değmiş, yer almış, benim ben olmam sürecine katkı sağlamış tüm kadın yoldaşlarıma, can dostlarıma her AN olduğu gibi bir kez daha buradan şükranlarımı sunmak istiyorum.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun!
*Dijital Network Alkaş (“DNA”), blog yazarı tarafından DNA'da paylaşılan içeriklerin doğruluğundan, geçerliliğinden, güncelliğinden ve telif hakları konusundaki iddialardan sorumlu değildir. Tüm hukuki ve cezai sorumluluk blog yazarına aittir.