Tutamıyorum Zamanı…
Tutamıyorum Zamanı…
Yöneticilerin ne kadar meşgul olduklarını, ajandalarının ne kadar dolu olduğunu bilecek kadar çok eğitim verdim, şu cümleyi danışmanlık verdiğim şirketlerde çok sık duydum: “Çalışanların katkılarını takdir etmek, onları tanımak ve dinlemek için zaman ayırmamızı söylüyorsunuz. İyi hoş da hiç zamanımız yok ki!”
Haksız değiller. Ama benim onlara anlatmaya çalıştığım nokta şu oluyor: Ben, gün içinde daha fazla teşekkür etmek için herkesin programına ilave zaman eklemesini önermiyorum. Verimliliği her yönüyle artırmaları durumunda, sıradan bir haftada ne kadar boş zamanları kalacağını düşünmelerini istiyorum.
Aslında bunun yanıtını, İsviçre St. Gallen Üniversitesi'nden Prof. Heike Bruch ve London Business School'dan Prof. Sumantra Ghoshal tarafından yürütülen şaşırtıcı bir çalışmada bulabiliyoruz: Aralarında Sony, LG Electronics ve Lufthansa'nın da bulunduğu neredeyse bir düzine büyük şirketten, on yılı aşkın sürede, zaman verimliliği ile ilgili topladıkları verilerde, yöneticilerin sadece yüzde 10'unun zamanını, istikrarlı bir şekilde, kararlı, amaca yönelik ve düşünerek kullandığını tespit etmiş ikili.
Bruch ve Ghoshal, en verimli yöneticilerin konsantrasyonlarının fazla olduğunu fark etti. Böyle yöneticiler, her gelen soruna anında cevap vermiyor, ayrıca dikkat dağıtıcı e-postaları ve toplantı sürelerini azaltmanın yollarını bulmuşlar. Araştırmacılar, böylesi bir disiplin ile yöneticilerin “bütün dikkatlerini inandıkları projelere yönlendirebildikleri”ni belirtiyor.
“Bir Tek Şey” (The ONE Thing) kitabının yazarı Gary Keller, bu konuda: “Yan etkisi olacak birçok şey yapacağınıza, çok daha etkili daha az şey yapmalısınız” diyor.
Verilen değerin gösterilmesi için ayrılan zaman, en verimli şekilde karşılığını bulur. Ve lütfen hatırlayın: Konu yüz yüze zaman geçirmek olduğunda, müşteriler ve tedarikçilerle yapılan toplantılar, arkadaşlar ve yöneticilerle şirket içinde kurulan ilişkiler; takımla geçirilen zamandan daha önemli görünüyor. Takım üyeleriyle zaman geçirilmiyor, tartışılıyor. Oysa, sizce de tersi mümkün değil mi?
Eğer sizin de takımınızı dinlemek, onları daha yakından tanımak için zaman ayırmak konusunda geliştirdiğiniz bazı yöntemler varsa paylaşmanızdan mutlu olurum.
*Dijital Network Alkaş (“DNA”), blog yazarı tarafından DNA'da paylaşılan içeriklerin doğruluğundan, geçerliliğinden, güncelliğinden ve telif hakları konusundaki iddialardan sorumlu değildir. Tüm hukuki ve cezai sorumluluk blog yazarına aittir.
Mustafa Akdoğan
GİSP Yönetim Kurulu Üyesi / Özel Sektör Yöneticisi
Ersun Bayraktaroğlu
Yeminli Mali Müşavir, Danışman
Prof. Dr. Ali Hepşen
İstanbul Üniversitesi, Öğretim Üyesi ve GYODER İcra Kurulu Üyesi
Mustafa Akdoğan
GİSP Yönetim Kurulu Üyesi / Özel Sektör Yöneticisi
Prof. Dr. Ali Hepşen
İstanbul Üniversitesi, Öğretim Üyesi ve GYODER İcra Kurulu Üyesi
Erol Özmandıracı
Bay İnşaat, Yönetim Kurulu Üyesi
Prof. Dr. Ali Hepşen
İstanbul Üniversitesi, Öğretim Üyesi ve GYODER İcra Kurulu Üyesi
Mustafa Akdoğan
GİSP Yönetim Kurulu Üyesi / Özel Sektör Yöneticisi
Ersun Bayraktaroğlu
Yeminli Mali Müşavir, Danışman
Mustafa Akdoğan
GİSP Yönetim Kurulu Üyesi / Özel Sektör Yöneticisi
Prof. Dr. Ali Hepşen
İstanbul Üniversitesi, Öğretim Üyesi ve GYODER İcra Kurulu Üyesi
Ersun Bayraktaroğlu
Yeminli Mali Müşavir, Danışman
© Digital Network Alkaş | 2026