Yetenekli Çalışanlar ve Sessiz İstifa

2022, 15 Kasım

Gallop araştırmasına göre Global de Sessiz İstifa oranı yüzde 85 oranında Amerika’da yüzde 66 yani işlerinde kalanların çoğu zorunlu olduğu için işinde kalıyor. Yetenekli olan ve kendilerini yetiştirenleri elde tutmak özellikle Y,Z jenerasyonunda çok daha zor oldu. Yani eskiden işleyen üst düzey profesyoneller yöneticilerin ve/veya patronların “ burada sistem böyle biz başarıyı böyle yakaladık kalan sağlar bizimdir “ yaklaşımı sadece ihtiyaçı olan ve/veya konfor alanından çıkmak istemeyen çalışanların kaldığı vasat veya ortalama çalışanların kaldığı şirketler yaratıyor. Bu tarz şirketlerin inovasyon yapması, global pazarda büyümesi ve yetenekli elemanları elinde tutması mümkün gözükmüyor.


Stanford , Yale, Oxford ve Boğaziçi gibi önde gelen üniversitelerde yapılan araştırmalarda Z jenerasyonun çalışmak istediği şirketler aşağıdaki özellikleri ön plana çıkıyor:

- Global sorunlar konusunda gerçekten insiyatif alan “Mış” gibi yapmayan şirketler (Çevre ve Global Isınma Konuları Başta)

- Patronları ve Üst Yönetim tarafından net bir stratejisi olan ve bu stratejiye sürekli değiştirmeyen oyun planı olan şirketler

- Gelişen ve gelişmek için çalışanların geri bildirimine önem veren ve saygı yönetime sahip olan şirketler

- Çalışanları ile saygılı , içten ve samimi iletişim kuran yöneticilere ve patronlara sahip olan şirketler. Özellikle Z jenerasyonu sürekli yapıcı olmayan azara ve eleştiriye dayanan onların gelişimine katkı sağlamayan tarz iletişimlere tahammül etmiyor. Pandemi sonrası eskiden daha toleranslı olan Y jenerasyonu da bu davranış tarzına toleransı kalmamış durumda 

- Çalışanlar kendini geliştirmek ve yeni tecrübeler edinmek istiyor bu açıdan rotasyon ve yeni pozisyonlarda şans bulmaları önemli bir motivasyon kriteri oluyor. Ayrıca çalışanların eğitimi ile kişisel gelişmesine önem vermek gerekiyor.

Özetle eğer kendi köyümüzün dışına çıkmak global açıdan rekabetçi olabilmek için yetenekli çalışanları çekebilmek ve onları elde tutmak için önce patronların ve üst yöneticilerin doğru bildikleri başarıyı geçmişte getirmiş iletişim yöntemleri ile davranış şekillerini yeniden ele alıp yeni döneminin beklentilerine göre adapte etmeleri kritik başarı faktörü olarak ortaya çıkıyor.