Sen Trolsen Ben de Bir GRİ TAŞIM!
Sen Trolsen Ben de Bir GRİ TAŞIM!
SEN TROLSEN BEN DE BİR GRİ TAŞIM!
Her yıl çeşitli sözlüklerin seçtiği yılın kelimesinin tahtına sarsılmaz bir şekilde oturması gereken kelimeyi açıklıyorum:
Bu tabii ki kişisel fikrim. Ancak dikkat ederseniz geçen yıllarda seçilen “gaslighting1”, “rage bait2”, “hallucinate3” gibi kelimelerin altında hep bu manipülasyon mereti yatıyor:
Dizi izliyoruz, kitap okuyoruz, sinemaya gidiyoruz ve ne görüyoruz? Kahramanlardan en az biri muhtemelen kişilik bozukluğuna bağlı bir manipülatör.
Sosyal medyada dolanıyoruz; korku ve öfke duyguları başta olmak üzere her yerden manipülasyon oltaları atılıyor ekrandan üstümüze. Biraz fazla kalsak herkesten aynı anda nefret edebiliriz. Aynı kişiyi beş dakika içinde sevip beş dakika sonra yerin dibine batırabiliriz. Kim daha iyi manipüle ederse onun arkasına takılırız!
Ailemizle, dostlarımızla, çalışma arkadaşlarımızla iletişime geçiyoruz ve biraz dikkatli bakarsak mikro ya da makro seviyede sıklıkla manipüle edildiğimizi fark ediyoruz.
Ama ya dikkatli bakmazsak ne oluyor? Onların açtığı bir nehir yatağında bata çıka sürükleniyoruz, tam boğulacakken bir nefeslik alan buluyoruz, kurtulduk derken yeni bir dalga vuruyor.
En zorlu nokta ise şu; insan karşısındakinin manipülatör olduğunu anlayamadığı gibi kendisinin de zaman zaman (ya da her zaman) manipülatör olduğunu fark etmiyor. Kötücül bir manipülatör bunu kendine hayat boyu zaten hiç sormuyor. Bunu hayatta kalma stratejisi olarak benimsemek zorunda kalanlar için neyse ki umut hep var.
Bu aşamadan itibaren yazıya manipüle eden değil edilenlere hitaben devam ediyorum ve soruyorum:
Görünür olmanın, ses çıkarmanın, parlamanın, tanınmanın, hep ama hep haklı olmanın bu kadar parlatıldığı bir dönemde sıkıcı bir gri taş gibi olabilir misiniz?
Üzerinize gelindiğinde sakince kısa ve net yanıtlar vererek konuşmayı sıkıcı hale getirebilir misiniz?
Sizi adeta batağa çekmeye çalışan mesajları “okundu”da bırakabilir misiniz?
Uzun uzun cümleler kurmak, sitem etmek, mesela “Neden böyle yapıyorsun” demek yerine, “anladım”, “tamam”, “bilmiyorum” gibi şeyler diyebilir misiniz?
Küçümseme, iğneleme, alay ile karşılaştığınızda nötr -ama gerçekten nötr- kalabilir misiniz?
Kendinizi savunmaktan vazgeçebilir misiniz?
Detay vermekten kaçınabilir misiniz?
Hikayenizi kendinize saklayabilir misiniz?
Umutlarınızı, hayallerinizi ya da sıkıntılarınızı o kadar da paylaşmayabilir misiniz?
Her zaman değil tabii, gerekli kişilere karşı gerekli hallerde…
PSİKOLOJİK SINIR KOYMA TEKNİĞİ
Gri Taş Yöntemi (Grey Rock Method), özellikle manipülatif, narsistik, toksik veya duygusal olarak sömürücü kişilerle iletişim kurarken kullanılan psikolojik bir sınır koyma tekniği olarak tanımlanıyor.
Kısacası hayatımızı “trolleyenleri” beslememeyi öneriyor.
Çünkü bizim vereceğimiz duygusal geribildirimler onları sadece besliyor, başka da hiçbir işe yaramıyor.
Narsistik ebeveyn, partner, iş arkadaşı, sürekli kışkırtan, suçlayan kişiler, aile içi zorunlu temaslar, tamamen kopmanın mümkün olmadığı ilişkiler için önerilen bu metodu bence sosyal medyada da kullanmak mümkün. Birilerinin tam da damarınıza basarak paylaştığı yazılı ya da sözlü ifadeler karşısında kim olduklarını hiç bilmediğiniz bir topluluğun ortasında örneğin öfkeden deliye dönmek yerine konudan uzaklaşmayı, bir süre sonra zaten konuyu unutacağınızı düşünebilir misiniz?
Bu yöntemin bir ilişkiyi iyileştirmeyeceği açık ancak kişinin kendini bir manipülatörden koruması için iyi bir seçenek.
Bu duygusal tasarruf karşısında manipülatör, oyuncağı elinden alınmış çocuk gibi şaşalıyor, bir süre sonra ilgiyi kaybediyor. Drama azılıyor, sinir sistemimiz sakinleşiyor.
GRİ TAŞ OLMANIN KISA FORMÜLÜ
Birisi tarafından manipüle edildiğini anladığı an;
Kısa ve net yanıtlar vermek,
Özel hayatın detaylarını kendine saklamak,
Duygusal yanıt vermemek,
Olabildiğince sıkıcı, dikkat çekmeyen ve tepkisiz olmak,
Evet, hayır, bilmiyorum, hmmm, eeee demek,
Kısa, öz, gerçekçi ve kişisel olmayan yanıtlar vermek,
Kafa sallamak ya da şöyle bir omuz silkmek,
Meşgulken rahatsız ediliyormuş havası yaratmak (Telefona bakmak, yazı yazmaya devam etmek gibi).
PEKİ YA İÇİMİZDE KALANLAR? PEKİ YA BİZİM DUYGULARIMIZ?
Her ne kadar Gri Taş Yöntemi, duvar örmek gibi yok sayarak, bastırarak baş etme stratejisi olmasa da uzun vadede bizi aynı noktaya çıkarabilir. Sürekli bir gri taş olmaya çalışmaktansa söz konusu kişilerle aramıza mesafe ve net sınırlar koymak, hatta profesyonel destek almak en iyisi gibi görünüyor.
*Dijital Network Alkaş (“DNA”), blog yazarı tarafından DNA'da paylaşılan içeriklerin doğruluğundan, geçerliliğinden, güncelliğinden ve telif hakları konusundaki iddialardan sorumlu değildir. Tüm hukuki ve cezai sorumluluk blog yazarına aittir.
Dr. Fatoş Karahasan
Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gazeteci/ Yazar
Aret Vartanyan
Yazar & Yaşam Atölyesi, Kurucu
Aret Vartanyan
Yazar & Yaşam Atölyesi, Kurucu
Yelda İpekli
Marka Yönetim Uzmanı
Yelda İpekli
Marka Yönetim Uzmanı
Aret Vartanyan
Yazar & Yaşam Atölyesi, Kurucu
Avi Alkaş
Alkaş & HAN Spaces, Yönetim Kurulu Başkanı
© Digital Network Alkaş | 2026